Hasan Ildız – Turkey

 
 
Hasan Ildız

                  ÖZGEÇMİŞ

             Hasan Ildız 02.10.1960 yılında Alaşehir’de doğdu. Horzumkeserler Köyü İlkokulu, Kavaklıdere Orta Okulu, Alaşehir Lisesi ve Hacettepe Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümünü bitirdi.

             Zonguldak Uzun Mehmet Lisesi, Sarıgöl Lisesi ve Sart Mahmut İlköğretim okulunda Türkçe ve Edebiyat öğretmenliği yaptı. 1998/2001 ve 2005/2010 yılları arasında Kırgızistan’ın Bişkek şehrinde Türkçe Öğretim Merkezi’nde çalıştı. Amerikan Üniversitesi, Slavyan Üniversitesi ve Sosyal Bilimler Üniversitelerinde Türk Dili dersleri verdi. 2010 yılında yurda döndü ve Salihli İMKB Teknik ve Endüstri Meslek Lisesi’nde 2017 yılına kadar çalıştı ve emekli oldu

               Türk Dili, Çağdaş Türk Dili, Öğretmen Dünyası, ABC,  Kirkit, Ege Layf, İnsancıl, Kardelen, Lacivert, Kurgan, Bireylikler, Yaba Edebiyat, Tmolos, Kasaba Sanat, Kurşun Kalem, Varlık, Yasak Meyve, Şiirden, Edebiyat Ortamı, Yedi İklim, Töre, Amanos, Beşparmak, Kasabadan Esinti, Kara Yazı, Şehir Edebiyat, Tay, Aşkın E Hali, Mavi Yeşil, Akatalpa, Dergâh ,Caz Kedisi,Çinikitap dergilerinde 1985 yılından beri şiirleri yayınlanmaktadır.

                2006 yılında Kültür Bakanlığı ve Türk Edebiyatı Vakfı’nın ortaklaşa düzenlediği “Türk Dünyası Ömer Seyfettin Hikâye Yarışması’nda “Sürgün” adlı hikâyesiyle 3.lük ödülü aldı.

              2007 yılında Ümraniye Belediyesinin açtığı hikâye yarışmasında “Şeteret Ana” hikâyesiyle mansiyon ödülü aldı.

              2008 yılında Mustafa Necati Sepetçioğlu adına düzenlenen hikâye yarışmasında “Gül Satan Çocuk” adlı hikâyesiyle mansiyon aldı.

             2011 yılında İLESAM(İlim ve Sanat Eseri Sahipleri Meslek Birliği) ve Akçağ Yayınevinin ortaklaşa düzenlediği Roman, Hikâye ve İnceleme dosyası yarışmasında, ”Ölmeye Vatan Yahşi” adlı hikaye dosyasıyla birinci oldu.

ESERLERİ:

            1) SORGU–1997(Şiirler):Ürün Yayınevi/Ankara

            2) AKDENİZ’E GİDENLERİN TÜRKÜSÜ-2009(Şiirler)-Devir yayınevi, İstanbul

            3) SEVDA TÜRKÜLERİ-2012(Şiirler)-Yankı Yayınları, İstanbul

            4) SÜRGÜN HİKÂYELERİ-KAFKASYA 1943(Hikâyeler)-2009-Devir yayınevi, İstanbul.

            5) ÖLMEYE VATAN YAHŞİ-2012(Hikâyeler)-Akçağ Yayınları, Ankara.            6) AŞK ŞEHİRDE KİRLENİR-2014(şiir)-Şiirden Yayınevi, İstanbul.

            7) RENKLER KİTABI-2018-(şiir)-Temren Yayınevi, İzmir.

            8) ELLERİ OLMASA HÜZNÜN-2020-(şiir)-Klaros Yayınları, Ankara.

            9) AFORİZMALAR-2021- Klaros Yayınları, Ankara

         10) ANEMON(Şiir)-2022-Klaros Yayınları,Ankara

         11)PETUNYA(Şiir)-2022-Klaros Yayınları,Ankara

          12)LOTUS(Şiir)-2023-Klaros Yayınları,Ankara

          13)Azelya(Şiir)-2023-Klaros Yayınları,Ankara

          14)Begonvil(Şiir)2024-Klaros Yayınları,Ankara

SUS KALBİM

Sus kalbim

Vakit kıyamet vaktidir

Elbet üzülecek

Üzenler üzdükleri yerden.

Elbet göreceğiz

Saksıda karanfilin

Kalbi de çatlayacak kederden.

Sus kalbim

Kum gibi savrulsa da içindeki oğul

Sen susanlardan ol

Varsın aksın ırmaklar uzaklara

Varsın dağ dağlasın bağrını

Anneler sarılıp ağlasın çocuklara.

Sus kalbim

Kendini susmuşlara ada

Şimdi kaç kapının ardında

Kaç yürek kaç acıyı

Sessizce doğurmada

Zalimler vurmada bütün hıncıyla

Namludaki kurşun burnundan solumada.

Sus kalbim

Sükutunu altın bil ve konuşma

Soracaksan üzüme sor

İçinin o ekşi suyu

Nasıl pekmeze dönüşür

Kızgın tavada

O kan kırmızı şarap

Nasıl durlanır bunca zaman

Kalbinin aurasında.

KUYUDAN ZÜLEYHAYA 16.MEKTUP

Alyam ‘a

AAhhh bu kırıkları ömrünün

her biri binlerce parça

Kimi taşlara çalmış seni

Kimi doğramış bildiğin mezbahalarda.

Ömrüm ahhh ömrüm yetmiyor

Onları yapıştırmaya

Alya;yüreğini etçil kuşlar yiyen çocuk

Kırmızı güllerini haydutların çiğnediği

Susmak mı yoksa konuşmak mı?

İçinde biriken o kanlı su

Hangisiyle dökülür ayak parmaklarına?

Götürüp anneni yiyen orman

Sana ödül müdür sustuğun coğrafyada.

Bu sessiz sinemada

Seni ilk öpen kimdi Alya

Kimdi seni ilk bulan

Saklandığın mağarada?

AAhhh bu kırıkları ömrünün

Eriyip arasına aksam da birleşmiyor

Belki yüz defa açılmış dudakların

Bu ateşli kanama bir türlü iyileşmiyor.

Ben bütün gecelerimi

Tanrının sağındaki bir melek gibi

Yaranı yalamaya adadım Alya

O diş izlerini kapatmaya

Alya,yani Züleyha

Bu son piramidin inşasından sonra

Herkes dönecek geldiği yere

Sen yine ana tanrıça kimliğinle

Ve o ağır memelerinle

Getirip dökeceksin ağzıma

Ağzından akan sütü

İçinden kadınlar dökülecek Alya

Yani Züleyha siyah,beyaz kadınlar

Renk renk,kırmızı,yeşil ve mavi.

Gülhatmi çiçekleri yüzlerinde her akşam

Gelip bana öptürecekler

Kanayan yerlerini.

BEN BU ŞİİRİ NİÇİN YAZIYORUM/Okyanus Yürek

(Sevenine)

Ben bu şiiri niçin yazıyorum

Neden yüzüyorum bu kirli suda?

Sadece sevmek değil bu

Sevmediğini bile bile sevmek…

Asıl trajedi bu işte

Asıl kara yergi,asıl ironi

Şu yüzüme bakın hele

Bir tek gülümseme,bir tebessüm

Uğramışmı çevresine,izi var mı

Bunu da mı Amerika yaptı

Bu da mı İsrailin işi

Bre iblisin eşi

Sende vicdan bu kadar mı?

Mesele yanmak değil

Gün gelir orman da yanar

Ben de yanarım,sen de yanarsın

Su olduğuna inanırsın günün birinde

İnandırırlar,benden daha çok

Ağlaya ağlaya uçuruma akarsın

Şu yazdığım şiire bakın

Ne kadar da ölümden yana

Bense yaşamak istiyorum

Artık tiksiniyorum

Bazı sözleri söylemekten

Seni gelin etmekten telli duvaklı

Sonra oturup kendimi öldürmekten

Tanrının da haberi

Olsun istiyorum.

ANEMON

Alyam, sevdikçe büyüyen Anemon çiçeğim

Ah ekber ruhu yerin, kanadı kanayacak

Ben o sıcak günlerin birinde geleceğim

Dokunduğum her yerin dillenip konuşacak

Alyam sevdikçe büyüyen anemon çiçeğim.

Leylim bir geceyim, masalında Şehrazat’ın

Bin birinci hikâye, benim doğum saatim

Sulara akıtın beni, rüzgârın önüne katın

Mevsimler ılık hâlâ ,gül kokuyor bak etim

Leylim bir geceyim, masalında Şehrazat’ın.

Yaralı bir kuş gibi yaşadığım bu melal

Biraz buğusu aşkın, biraz cennet kokusu

Kaç mevsim gördüğüm, hayal içindeki hayal

Senin sol göğsünde bir güvercin uykusu

Yaralı bir kuş gibi yaşadığım bu melal

Ah o beyaz gece, dudağı leylaklı mevsim

Belki on bin yıldır at sürdüğüm yasına

Ah o kutsal yağmur, etimde hissettiğim

Dağılan kırkikindim ,kalbimin atlasına

Ah o beyaz gece, dudağı leylaklı mevsim

AĞLAMAK

Alya’ma

İnsan

Kendine rağmen ağlıyor bazen

Kendine rağmen

Ruhunun varlığına işaret olan

O tuzlu su taneleri

Yuvarlanıp düşüyor

Kirpiklerin arasından.

İnsan

Ağladıkça yeniliyor kendine

Çünkü acı var,hasret ve özleyiş

Her gözyaşı tanesinde

Kaderle savaşmak

Her zaman kolay değil

İnsan asıl ağlamıyorsa

İnsan değil

Leave a Reply

Ваша адреса е-поште неће бити објављена. Неопходна поља су означена *