Yusuf Ferhat – Bursa, Türkiye

Yusuf Ferhat

ÖYLE  YOKSUN Kİ

Ölümcğl bir suskunluk bıraktın bana

Kendine küsen dağ gibi.

Her yer sensizliğin çığlığında

Yokluğun ;

Hasretimin kokan yalınayağı

Ayaklarıma inen karasu

Öyle yoksun ki  ;bu yerlerde

 Her yer sensizliğin girdabında…

Seni  bekler ,

Buluştuğumuz limandaki çiçekçi

Dalgalarına taş attığımız mavi deniz

Ürkekliğimizi oturttuğumuz kırık iskemle

Ayak sürdüğümüz suskun toprak

Ensemde;

Yokluğunun kınında bir bıçak sinsiliği

Sessizliğim sensiz…

Sensizliğin sefil yanını doluyorum boynuma

Şehrine el sallıyorum esgin yerimden

Seni adımlıyorum şehrimin tenha girintilerinde

Sokağımda yokluğun yürüyor önüm sıra

Hasretin demleniyor,

Yüzümün ihtiyar çizgilerinde…

YUSUF   FERHAT

AKTIM ZAMANIN DAMARLARINDAN

Aktım zamanın damarlarından

Maviye donattım karasularını hayatın.

Bir kıvrım tüylenir günün avuçlarında,

Saçları yeleli.

Bir söz kusar uzak diyardan

Yırtık sesli…

Karanlığı yalıyor,

Sesi kısık bir çığlık

Göğün saçını yoluyor rüzgar.

Ayrılığın kınında pas tutan gurbet

Acının kırsalında çiçek açan keder

Uç veriyor kaldırımda uzun boylu bir uzaklık…

Kendimi yakaladım

Kayıp şehrin sokaklarında

Deniz durgun

Kıyı kendini yeniliyordu harıl harıl

Ses sese değiyor,

El ele veriliyordu akşamın omuzlarında…

YUSUF FERHAT

ŞEHRİ YALNIZLIK KUŞATIYOR

Durup durup

Kalabalık oluyorum kendime.

İçimde; ölmüş çocuğu sallayan

Acılı ezginin salıncağı.

Aklımda; büyük kıyıları kolaçan eden sabırsızlığım

Boşluğuna keder akıtan günler

Zamanın korkuluğuna asılan yalnızlığım…

Derin bir boşluğa süzülüyorum

İçimde; ucu kamalı sorgular.

Acı ürüyor,

Zamanın dikenli bahçesinde.

Burkuluyorum dibine kadar hayatın

Bir yalnızlık kuşatıyor şehri,

Namlusu kırık ezginin gez’inde…

Ay sessizliğini okşuyor çimenlerin

Karanlığın dilinden konuşuyor sokak

Batık şehirler geçiyor içimden,

Kıyılarıma çarparak

Gece çıplak

Ses yalınayak…          

YUSUF  FERHAT

YALNIZLIĞINA DOKUNDUM ŞEHRİN

Gün yola koyuldu şafaktan

Tıkırtısı ayaklandı verandanın

Yalnızlığına dokundum şehrin,

Yalın ayak sesimle.

Sokakta sabahın uyuşuk yüzü,

Ağırbaşlı ve ürkek

Sıska bir ayrılık döküldü heybesinden zamanın…

Karanlık günler akıttım

Hayatın bulanık havuzuna.

Sabrın kucağında demlendi yalnızlıklar.

Acının batık sandalında yüzen günler

Özlemi ilikledim gün be gün gurbetin yırtık abasına…

Hayatı yaşatıyorum

Yoksulluğun dikenli bahçesinde.

Boynumda zamanın yırtık atkısı

Günlerin göğüs kafesinde depreşen endişe

Göz koyuyorum düşteki maviye

Akşamlar başıboş

Günler kan ter içinde…

YUSUF FERHAT

12/04/2024

DUDAĞI UÇUK DÜŞÜNCENİN

Bir sabah esniyor

Günün avlusunda.

Ceplerinde mavi bir dünya,

İncelmiş ensesiyle.

Dudağında uçuk, düşüncenin

Yorgun bir iskemle gülümsüyor kuytuda…

Arka sokaklarında ,

Mor yüzlü günler eskimiş zamanın.

Çukurda çırpınan ses

Masada unutulmuş birkaç düşünce artığı

Pencerede boş bakan gözler

Ve arada bir bana el sallayan sokağın yalnızlığı…

Dar sokağını adımlıyorum,

Hayat denen labirentin,

Acıların ağzını kapatarak.

Günlerin koynunda elleri üşüyen zaman

İçimde; kanat çırpan düşünce

Bir yanım beyaz dağda utangaç, kırılgan

Bir yanım kaygıda toz duman…

                                        ÖZ GEÇMİŞ

Tunceli (Dersim) de dünyaya geldim

Memur emeklisiyim.

Şiirle ilgim lise çağlarında(öğrencilik) başladı ve kendimce yazmaya devam ettim.

Memurluk sürecinde de şiirden kopmadan yazmaya üretmeye çalıştım.

Türkiye Yazarlar Sendikası (TYS) üyesiyim

Bursa Yazın ve Sanat derneği (BUYAZ) üyesiyim

Nilüfer Emekli Öğretmenler derneği üyesiyim.

BENİDROM İstanbul 2020 Türk şairler seçkisi Antolojisinde bir şiirimle yer aldım

( Türkçe, İspanyolca,İngilizceye çevrilerek)

İlk şiirim TÜRKİYE Bursa da önemli Edebiyat dergilerinden olan Çini Kitap Edebiyat Dergisinde yayınlandı.

Türkiye’de önde gelen muhtelif Edebiyat dergilerinde yayınlanmakta şiirlerim.

Tunceli Emek gazetesinde yayınlanmakta

İran ,İspanya ve Belçika da Edebiyat dergilerinde yayınlandı şiirlerim.

3 şiir kitabım yayınlandı

4. kitap çalışmalarım devam ediyor.

Leave a Reply

Ваша адреса е-поште неће бити објављена. Неопходна поља су означена *