Elem Erk – Turkey

Elem Erk

Biography:

Elem Erk 1978 Ordu/Aybastı da doğdu. Beş Taş Çocuk Tiyatrosu’nda tiyatro eğitimi aldı. Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Tarih Bölümü’nden mezun olduktan sonra 6 yıl özel ve devlet okullarında öğretmenlik yaptı. Son beş yıldır çocuklar için masallar anlatmaya ve etkinlikler yapmaya devam etmektedir. Bu alanda birçok kurum ile çalışmaktadır. Çocuklar ve yetişkinler için şiirler yazmakta ve şiirlerini masal ile buluşturmaktadır. İlk şiir kitabı “İncinmeler Divanı’dır.” (Ekşi Karga yayınları 2020)

Çocuklar için kaleme aldığı ikinci şiir kitabı ise “Arkadaşım Şiir” Zuzu Yayınları tarafından 2021’de basılmıştır. 

Çocuklar için yazdığı “Arçura Vadisi” adında bir hikaye kitabı mevcuttur.

GÜNLER SİYAH AKIYOR

Ağır travma, mana yaralıdır

Savrulur bin yıllık tebessümle

Nefesimin uzandığı dağlara kaçarım 

Koynumda saklı çocuklarımla

Yayılarak orman kokusuna

Alıp başımızı gideriz 

Kalbimizide alır gideriz 

Alnımın çukurunda binlerce gece

İçimde tiz bir ses, suyun hürmetiyle 

Sıyrılıp göğe kendimi de alarak 

Uçarım martıların güz sesiyle

(Bir gün martılar çöl diliyle susacaklar 

görün siz bunu)

Yoruldu dalgalar kıyılara kapanarak

Haykırdı kemirgenlerin istilasını

Açlığın kemikleri yere çileyle düştü 

Duvarları kazıdım tırnaklarımla 

Eski zaman yolcuları fena düştü 

Denize yaslanırken gözlerim

Kollarımı sardım üşüyen saçlarına

Seni düşünürken, seni düşünürken 

Mor salkım üzümlerden tarih aktı

Hafıza aktı, suyu yatıştırdılar

Gözlerimden duvar aktı, tuğlalar aktı

Irmağın göğsüne dayandı cellat

Birkaç anımı yaktım tenekede

Üzüldüm savrulmuş gülüşüne, büzüldüm 

Acıya dayanmaktan ayrılalı çok hüzündüm 

Bin hüzün çöktü evime gölgemle konuştum 

Göçenlere, gidenlere elveda derken 

Varlığın harını sevenlere kalbimi bahçe

Bilenlere, börtü böceğe ve sizlere 

Ormanın bırandasını ayırdım

YEŞİLE GAZEL 

Rüzgar ve yağmur 

Balık ve su

Yeşil ve mavi

Söyle bana ötelerin şarkısı

İnsan diyorum tekrardan

Çocuklar küsüyor Babil’de

Allah’a şikayet ediyorlar bizi

Göğün mahremiyetinden

Gel diyorum sana

Gel ki abdest alıp balıkları sevelim

Karanlığa bakan hüznü kovalım

Gel sazın sırrını anlat bana

Ben sende mavi yusufçuğu gördüm

Okyanustan ovaya uçuşunu

Boynu bükük secdeye kapanışını

Ben sende insanı gördüm

Gel beraber şairi sevindirelim

Neşeli şiirler yazalım 

Toprağa, suya, rüzgara…

BÜTİMAR KUŞU

Yedi iklimin koynuna düştüm 

Mağarasından uçan kuş

Atlasın sayfasını açtı

Gözlerimde vuslat

Yardan ayrı

Geceden ayrı

Elemden ayrı

Bütimar kuşu gibi izledi Allah’ı

İçimde rüzgar

Esip giderken deryada

Bir garip yangın 

Sardı damarlarımı

Toprağın kalbine yaslanırken

Derine

En derine çekildim

Aynalı odalardan geçip

Bütimar kuşunun yanında

Sevdim uzağı

Sevdim maviyi 

Sevdim Allah’ı

Sepet dolusu düş toplayıp 

Sesimi verdim 

Verdim gözlerimi

İçimi döktüm denize 

Kuşlar kondu Lokman’a

Bizim lokmanın sepeti yok 

Bir de iki beyaz güvercini…

KUŞ HAFIZASI 

Sözle

Kederle

Ana diliyle 

Ağladı bebekler 

Bir avuç toprak olup

Bir dünya kan kustular

Zamandan daha eski ninenin

Titreyen kirpiklerinden 

Kül kokusu içinde

Dinledim bu şehrin hikayesini

Sancılı göç yollarında

Koynuna sakladıkları fotoğraflara

Evlat gibi 

Ana gibi

Yar gibi sarılarak

Kaldırımlara ayak izlerini bırakıp 

Kuş hafızalarına sığındı kadınlar

Bacasından yetimlik tüten damlara

Ekmek kırıntıları bırakıp

Bu şehrin göğsünü emen kuşlara

Hasret damlasını bırakıp

Yola düştü babalar

Haberci kuşlar ve çocuklar 

Sarıp sarmaladıkları oyuncakları 

Annelerin eteğini tutar gibi

Kuş yemlerine sığdırdılar 

Zamandan daha eski ninenin

Titreyen kirpiklerinden 

Kül ve kan kokusu içinde

Dinledim bu şehrin hikayesini

Tanrı’ya her şeyi söyler mi kuşlar 

Tanrı sever kuş sesli çocukları…

ÇOCUK

Dünyanın seyrine karalar bağlama çocuk

Asma yüzünü kentin yorgun duvarlarına 

Çamurlu yollara dağılmış sevinçler senindir

Senindir dünyanın talihine konan çiçekler 

Yüreğine ince çizgiler çizme çocuk 

Kanatlarından bin ah uçar kızıl göğe

Güz dolusu küsen suskunluk senindir 

Senindir annenin nefes dolu sevgisi

Hayata kırgın gözlerle bakma çocuk 

Dayandığın ağacın yalnız kuşları üşür 

Koynunda sakladığın yıldızlar senindir 

Senindir kundağa sarılmış yedi dünya 

Sana uçasın diye göğü verdim çocuk 

Bir de başakların yele savrulan dansını 

Billur sularda oynaşan balıklar senindir

Senindir kafesten kuş uçurtma sanatı 

Leave a Reply

Ваша адреса е-поште неће бити објављена. Неопходна поља су означена *